Çalıştay

NEYAD Tarihi ve Kültürel Mirasın Eğitimi ve Geleceği Projesi Kapsamında Düzenlenen Kültürel Mirasın Korunması: Değerler, Aktörler ve Etkileşim Çalıştayı'na başvurular başladı.

15-16 Şubat 2020, İstanbul

NOT: KATILIMCILARA KATILIM BELGESİ VERİLECEKTİR.

Çalıştay Hakkında

Tarihi ve Kültürel Mirasın Eğitimi ve Geleceği Projesi, gençlerimize kültürel mirasımızın önemini öğretmek için seminer, gezi, fotoğraf yarışması gibi etkinliklerin yapıldığı T.C. İçişleri Bakanlığı destekli sosyal sorumluluk projesidir. Türkiye tarihi ve kültürel eserler bakımından zengin bir ülkedir fakat bu kültürün korunması ve gerekli değeri görmesi açısından yetersiz kalınmaktadır. Özellikle bilinçsiz insanlarca çok fazla fiziksel zarar verilen eserler eğer gerekli önlemler alınmaz ve farkındalık kazandırılmazsa geri döndürülemeyecek şekilde yok olacaktır. Bunun önlemini almak ve Türkiye gibi çok değerli eserlere sahip bir ülkede gençlerin kültür bilinci arttırmak amaçlı Kültürel Mirasın Korunması Çalıştay'ı düzenlenmektedir. Bu kapsamda Doğal Mirasın Değeri: Koruma ve Denetim, Aile ve Kültür İlişkisi: Gelenek ve Değişim, Kültür ve Eğitimin Önemi: Uygulama Metodları ve Yenilik, Kültürel Mirasın Bırakılabilmesi İçin Siyaset: Kültürel Miras ve Siyaset İlişkisi, Demografinin (Nüfus Bilimi) Kültüre Etkisi, Kültürü Geliştiren ve Yozlaştıran Araçlar: Medya ve Teknoloji, Kültür ve Ekonomi: Kültür Ekonomisi ile Kalkınma , Mimari ve Kültür: Doğru Restorasyon ve Miras, Kültür Eksenimizde Edebiyat, Tarih ve Musıki, STK'ların Kültürel Mirası Korumaya Katkısı olmak üzere; 10 başlık altında çözüm önerileri sunulacaktır.

10 başlıkta ülkemizdeki kültürel mirasın korunması ve gelecek nesile aktarılabilmesi için lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin bakış açısıyla var olan problemlerimize çözüm önerisi sunmak hedeflenmektedir.

Katılım

Aktif katılımcı olmak isteyen kişilerin aşağıda yer alan başvuru formunu 31.01.2020 tarihine kadar doldurmaları gerekmektedir. Ön elemeyi geçen adaylar internet sitesinde açıklanacaktır.

Ulaşım

Seyahat ve transfer masrafları katılımcılar tarafından karşılanacaktır.

Konaklama

Katılımcıların konaklama masrafları kendilerine ait olup, yemek masrafları program bütçesinden karışılanacaktır. Katılımcılar kişisel taleplerinden kendileri sorumludur. Dernek bu talepleri karşılamayacaktır.

31.01.2020Son Başvuru

04.02.2020 Kesin Katılımcı Listesi

15-16 Şubat 2020 Çalıştay

*Programın ikinci günü (16 Şubat) Türk ve İslam Geleneklerinin Kültür Mirasımıza Etkisi başlıklı açık oturumumuzla başlayacak. Açık oturum sonrası ‘Bu Miras Bizim' Fotoğraf Sergimiz takdim edilecek. Gala yemeği sonrası fotoğraf yarışmamızın ödül töreni ve çalıştay katılımcılarına katılım belgelerinin takdimi ile kapanış yapılacak.

‘Bu Miras Bizim' Fotoğraf Yarışması hakkında bilgi almak ve katılmak için tıklayınız.

15- 16 Şubat 2020 Çalıştay Program Akışı

1. Gün (15 Şubat 2020)

  • 09.00-10.00: Kayıt
  • 10.00-11.00: Ice Breaker (Tanışma Etkinliği)
  • 11.00-12.30: Çalıştay 1.Oturum
  • 12.30-14.00: Öğle Yemeği
  • 14.00-15.15: Çalıştay 2. Oturum
  • 15.15-15.30: Kahve Molası
  • 15.30-17.00: Çalıştay 3. Oturum
  • 17.00-17.15: Kahve Molası
  • 17.15-18.00: Bildiri Yazımı

2. Gün (16 Şubat 2020)

  • 14.00-15.00: 1. Açık Oturum
  • 15.00-15.15: Soru-Cevap
  • 15.15-15.30: Kahve Molası
  • 15.30-16.30: 2. Açık Oturum
  • 16.30-16.45: Soru-Cevap
  • 16.45-20.00: 'Bu Miras Bizim' Fotoğraf Sergisi
  • 19.00-20.00: Yemek
  • 20.00-20.45:
    1. Dernek ve Proje Tanıtımı
    2. Protokol Konuşması
    3. Bildirilerin Okunması
    4. Sertifika Dağıtımı
    5. 'Bu Miras Bizim' Fotoğraf Yarışması Ödül Takdimi

Çalıştayda İncelenecek Konu Başlıklarının İçeriği Aşağıdaki Gibidir.

Çalıştay Konu Başlıkları

    1. Doğal Mirasın Değeri: Koruma ve Denetim

Kültürel mirasın tanımı, bir yerin fiziki dokusunu, atmosferini, biyolojik ve jeolojik formasyonu kapsayacak şekilde genişlemiştir. Dolayısıyla, kültürel değerler; yalnızca insan yapımı eserleri değil, tabiat varlıklarını da içermektedir. Doğal miras denildiğinde, insan ve doğanın birlikte oluşturduğu coğrafi alan ön plana çıkar. Bu coğrafi alan içerisinde yer alan yaban hayatı, bitki dokusu, peyzaj alanları gibi unsurlar kültürel, estetik, tıbbi ve ekolojik açıdan önem arz etmektedir. Doğal miras, barındırdığı süreklilik değeri ile; hem kültürel birikimin hem de ekolojik bilincin geleceğe aktarılmasını sağlar. Bunun yanı sıra, enderlik değeri; yalnızca belli bir coğrafyada bulunan bitki ve hayvanların yaşam hakkının korunması demektir. İşbu doğal mirasın bozulması ve varlıkların kalıcı olarak yitirilmesinin önüne geçmek için, neler yapılması gerektiği üzerinde düşünerek, etkin bir eylem planı ortaya koymak, çalıştayın amaçlarından biridir.

    2. Aile ve Kültür İlişkisi: Gelenek ve Değişim

Toplum insanlardan oluşan sosyal bir yapıdır. Aile ise toplumu oluşturan en küçük yapı birimidir. Birey ilk önce aileden aldığı kültür eğitimiyle topluma karışır ve sosyalleşir. Bu açıdan baktığımızda ailenin kültür taşıyıcılığındaki önemi ortaya çıkmaktadır. Ailenin kültür mirasını oluşturan en önemli etkenlerse din, etnik köken, coğrafya gibi faktörlerdir. Küresel sistemle birlikte gelişen teknoloji ile farklı kültürlerle etkileşimin artması, kadının iş hayatına daha çok dahil olması ve bireyselliğin ön plana çıkmasıyla ailenin bazı fonksiyonları değişmiştir. Bununla birlikte ailenin bireyin kültür algısını oluşturmadaki rolü daralmaktadır. Milli şuurun ve kültürün aktarılmasındaki en önemli toplum birimi olan ailenin değişen rolünün olumlu ve olumsuz yönlerinin tartışılması amaçlanmaktadır.

    3. Kültür ve Eğitimin Önemi: Uygulama Metodları ve Yenilik

Kültür; bir toplumun özünde ve geleneğinde yer alarak gelecek nesillere aktarılan maddi ve manevi birikimlerin tümüdür. Kültürel değerlerin izlerini taşıyan eğitimin temel görevlerinden birisi bu değerlerin aktarımıdır. Eğitim ve kültür birbirinden ayrılması güç iki unsurdur. Dünyada kabul görmüş ve başarıyı garantileyen birçok eğitim modeli vardır fakat bir başka ülkenin eğitim modelini doğrudan kendi kurumlarımızda uygulamaya çalışmak eğitimde bir takım problemlere yol açacaktır. Çünkü başka ülkelerde ki eğitim metodları kendi kültür öğelerimizle her açıdan uyuşmayacaktır. Ayrıca eğitimin amaçlarından biri, kültürel mirası koruma bilincinin gelecek nesillere aktarılmasıdır. Bu amaçların etkenlikle gerçekleşmesi için de öğrenci merkezli yaklaşımların, eğitim programlarının temelini teşkil etmesi gerekmektedir.

    4. Kültürel Mirasın Miras Bırakılması için Siyaset: Kültürel Miras ve Siyaset İlişkisi

Uzun yıllar içerisinde gelişen ve adeta bugüne bir armağan olarak miras bırakılan soyut ve somut kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılabilmesinde siyaset kilit bir öneme sahiptir. Bu süreçte, kültürel mirasın farklı ideolojik dürtüler ile ayrıştırılmaması temel bir gerekliliktir. Bu gereklilik doğrultusunda politika yapıcılar oy kaygısından ziyade kültürel mirasın bir bütün olarak kıymetli olduğunu kabul edip kültürel mirasın mevcudiyetinin korunmasına ilişkin politikalar geliştirmelidir. Ayrıca, kültürel mirasın korunmasına ilişkin politikaların anlık faydalar doğrultusunda gevşetilmemesi; ciddiyetle uygulanması ve bu politikaların uygulanmasına ilişkin olarak gerekli olan fonların sağlanabilmesi önem arz etmektedir. Böylelikle, bir bütün olarak kültürel miras ile siyasetin ilişkisi ve bu ilişkinin daha iyi işleyebilmesi bakımından geliştirilebilecek politikalar çalıştaydaki 10 temel konudan biri olarak ele alınmıştır.

    5. Demografi (Nüfus Bilimi)'nin Kültüre Etkisi

Nüfus bilimini açıklayan demografi; ulusların nüfus yapısını, nüfusların; doğum, ölüm, göç, yaş aralığı gibi konularla ilgilenip, niceliksel bilgiler vermektedir. Nüfus yapısı değişiminin en güçlü aktörleri göç, doğum ve ölümdür. Her doğumun yeni nesli ve yeni dönemi oluşturması, her ölümün geçmiş dönemi kapatıp yeni nesle yer açması, her göçün de içinde bulunduğu yapıyı farklı bir mekana taşıyarak kültürel yapıyı etkilediği tarih boyunca görülmüştür. Demografi bilimi kültürel yapıya olan etkisi sebebiyle mercek altına alınmaktadır. Ulusların bürokratik yapılanmaları gibi birçok önem arz eden makamların karar alımında demografi biliminden ve kültürel etkilerden yararlanılmaktadır.

    6. Kültürü Geliştiren ve Yozlaştıran Araçlar: Medya ve Teknoloji

Var olan kültür öğelerinin yayılmasında hatta yeni kültür değerlerinin oluşmasında teknoloji ve medya araçları en önemli aktörlerdendir. Teknoloji ile beraber gelişen kitle iletişim araçları sayesinde neredeyse tüm dünyada etkili olan küresel bir kültür ortaya çıkarken, bu araçları kullanan yerel kültürler de dünya sahnesinde kendine rol bulabilmektedir. İletişimi eş zamanlı ve yüksek hızlı hale getiren yeni medya araçları ise kültür üzerindeki etkiyi daha da arttırmaktadır. Küresel düzeyde her yaştan ve her kesimden insan da başta sosyal medya araçları ile yeni medya düzeninin hem alıcısı hem de satıcısı konumunda yer almaktadır. Bununla beraber küreselleşme ile birlikte sınırların olmadığı ve ortak kültürel değerlere sahip dünya vatandaşları; uluslararası satıcılar, reklam ve PR sektörleri için de kolayca ortak bir hedef kitlesi haline gelmektedir. Kültürü tek tipleştiren ve bazı noktalarda yozlaştıran medya aynı zamanda kuşaklar arası kültür öğelerinin aktarılmasını ve kitleler arasında yaygınlaşma fırsatını da beraberinde sunmaktadır.

    7. Kültür ve Ekonomi: Kültür Ekonomisi ile Kalkınma

Kültür, ülkelerin kendilerini tanıtımında ve hafızalarda iz bırakarak maddi gelir elde etmesinde önemli bir yere sahiptir. UNESCO ve GATT, kültür endüstrisini entelektüel mülkiyet hakları korunan kültürel ürünler yaratılması, üretilmesi ve dağıtılmasının ekonomik faaliyet olarak benimseyen endüstri olarak tanımlamaktadır. Kültür ekonomisi yerel kalkınmayı destekleyen temel unsurlardan biridir. Bilginin en önemli ekonomik girdi haline geldiği günümüzde birçok ürün, faaliyet, hizmet, kurum ve aktör ekonomik bir etkinlik aracı olarak değerlendirilmektedir. Ekonomik ve kültürel alışveriş coğrafyaları birbirlerine yaklaştıran en önemli iki güçtür. Eski zamanlardan beri çarşı ve pazarların kurulduğu yerlerde kültürel etkileşimin hızlandığı görülmektedir. Kültürün ekonomik faaliyet olarak görülmesi onun değerini azaltmamakta hatta kültürün iletişim değerini ve etki alanlarını artırmaktadır. Kültür ekonomisiyle öz değerler, yerli kazanımlar dünyaya açılmaktadır.

TAVAK 2013 yılında Türkiye'de Kültür Sektör Araştırması adlı raporunda Kültür ekonomisinin ögelerini, yayıncılık endüstrisi, film endüstrisi, müzik, görsel yayıncılık, sahne sanatları, görsel ve plastik sanatlar, müzeler, kültür malzemelerinin perakende ticareti, mimari, dizayn endüstrisi ve modern yaratıcılık endüstrisi gibi ana başlıklar altında toplamıştır.

Ülkelerin GSYİH'si içinde kültürel ürünlerin ihracatı önemli bir yere sahiptir. Dünyada 800 milyar dolara yaklaşan kültür ekonomisi Türkiye'de 40 milyar doları geçmiştir.

    8. Mimari ve Kültür: Doğru Restorasyon ve Miras

Mimari ve Kültür ilişkisi irdelendiğinde; tarihsel ve toplumsal gelişim süreci içerisinde meydana gelen tüm maddi-manevi değerler bir etken olarak değerlendirilmektedir. Zira bu kavramların meydana geliş sürecinde ve sonraki nesillere aktarılma sürecinde; bireylerin doğal ve toplumsal çevresine sadece fiziksel etkileri değil, ‘sosyo-kültürel' etkileri de göz önünde tutulmaktadır. Bu etkiler kimi zaman restorasyon adı altında biçimlendirilmekte olsa da, güncel örneklerin pek çoğunun tahribatla neticelendiği görülmektedir. Tarihsel ve kültürel anlamda değer taşıyan mimari yapıların veya nesnelerin, bilimsel ve doğru yöntemlerle korunması ve ruhuna uygun bir biçimde onarılması sayesinde; ilgili kalıntıların gelecek nesillere doğru biçimde aktarılması sağlanabilir.

    9. Kültür Eksenimizde Edebiyat, Tarih ve Musıki

Kültürün en önemli üç sacayaklarından olan edebiyat, tarih ve musıki, birbirinden bağımsız ele alınmayacak kadar iç içe geçmiş vaziyettedir. Birbirini besleyen bu üç disiplin kültürümüzde de önemli bir yer tutmaktadır. Bir medeniyetin inşası ve devamlılığı o kültüre ait yazılan eserler, siyasi tarihinden aldığı güç ve sanatın mühim bir kolu olan musıki ile mümkündür. Türk milletinin bu hususlardaki birikimi pek zengin olmakla beraber özgünlüğünü bugüne değin taşımıştır. Bu çalıştayda bu birikime ışık tutmanın ve müktesebatımızın gelecek nesillere aktarımının muhtelif yolları tartışılacaktır.

    10. STK'ların Kültürel Mirası Korumaya Katkısı

Sivil toplum kuruluşları (STK), çeşitli konularda duyarlı bireylerin bir araya gelerek eğitim, sağlık, kültür vs. toplumun temel ihtiyaçlarını karşılamak ve sorunlara çözüm bulmak için oluşturdukları kuruluşlardır. STK'lar, Osmanlı İmparatorluğu'nda ilk toplu modernleşme hareketinin başladığı 19. yüzyılın ilk çeyreğinden günümüze kadar sayılarını arttırarak varlıklarına devam etmişlerdir. İlgili İçişleri Bakanlığı dairesi ve Vakıflar Genel Müdürlüğü, azımsanmayacak sayıda dernek ve vakfın kültür ile ilgili çalışmalar yaptığını belirtmektedir. Bu kuruluşlar da, kültürel değerleri ve kültürel mirasları korumaya yönelik çalışmalarda bulunmaktadır. Günümüz teknoloji imkanlarının etkisi ile bu çalışmalar daha ulaşılabilir olmaktadır. Nitekim STK'lar, bireyler ile işbirliği içerisinde olunması, kültürel mirası koruma bilincinin benimsenmesi ve harekete geçilmesi konusunda kilit bir noktadır.

Bu içeriklere göre katılmak istediğiniz başlığı belirleyip aşağıdaki başvuru formunu doldurunuz.

Çalıştay Ön Eleme Soruları